Obezite Sıklığındaki Artış Korkutucu Boyutlarda

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, obezitenin 1975 – 2016 yılları arasında dünya genelinde 18 yaşın üzerindeki bireylerde 3 kat arttığını dile getiren Prof. Dr. İlhan Satman, “Bugün itibariyle dünyada 1,9 milyar insan fazla kilolu, 650 milyondan fazla insan da obez. Türkiye, obezite sıklığı sıralamasında OECD ülkeleri ortalamasının üzerinde yer alıyor.'' dedi

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, obezitenin 1975 – 2016 yılları arasında dünya genelinde 18 yaşın üzerindeki bireylerde 3 kat arttığını dile getiren Prof. Dr. İlhan Satman, “Bugün itibariyle dünyada 1,9 milyar insan fazla kilolu, 650 milyondan fazla insan da obez. Türkiye, obezite sıklığı sıralamasında OECD ülkeleri ortalamasının üzerinde yer alıyor. Ülkemizde obezite sıklığının 2017 itibariyle %30’ların üzerinde seyrettiğini söyleyebilirim. 1997-1998 yılları arasında Türkiye’de 540 merkezde 20 yaş ve üzeri kişilerle gerçekleştirdiğimiz “Türkiye Diyabet, Obezite ve Hipertansiyon” (TURDEP-I) taramasına göre; görüştüğümüz kişilerin %41’i normal kilolu, %22,3’ü ise obez çıkmıştı. O tarihten 12 yıl sonra yine aynı merkezlerde gerçekleştirdiğimiz TURDEP-II taramasında ise, normal kiloluların oranının %26’ya düştüğünü buna karşın obez sayısının ise %35’in üzerine çıktığını gördük. Fazla kilolu olanların sayısında ise kayda değer bir değişiklik olmamıştı. Fazla kilolu sayısı %35’ten 12 yıl sonra %37’ye yükselmiş. 1998 yılında erkeklerde olan obezite görülme oranı, yüzde 100’ün üzerinde bir artışla 2010’da %27’ye çıkmış. Kadınlarda ise bu oran %32’lerden %44’lere erişmiş. Her iki araştırmayı incelediğimizde obezitenin her yaşta artış gösterdiği anlaşılıyor” diye konuştu.

Türkiye’nin Kuzey Batı’sında, Güney’inde ve Orta Anadolu’da yaşayan her 10 yetişkin kişiden üçünün obez olduğunu belirten İlhan Satman, Kuzey Doğu Anadolu’da, İç Anadolu’nun kuzeyinde ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde obezitenin azaldığını açıkladı. Dünyada ve Türkiye’de obezitenin sadece erişkinlerde artmadığını, çocukluk çağında da artış gösterdiğine dikkat çeken Satman, “1990 – 2015 yılları arasında Türkiye’de erkek çocuklarında obezite 26 kat, kız çocuklarında ise 66 kat artmış. Burada değişen yaşam koşullarımızın büyük etkisi olduğunu rahatlıkla söylemek mümkün. Eskiden çocuklar sokağa çıkıp oyun oynarken, şimdi bilgisayar ya da akıllı telefonlarla vakit geçiriyor. Dolayısıyla bu da hareketlerini sınırlıyor. Obezitenin, böyle sosyolojik, davranışsal ve psikolojik sebeplerinden bahsedebiliriz ama esasında genetik temeli var. Genetik boyutunu tam olarak çözemedik ama sosyal tarafını çok iyi biliyoruz. Sağlıksız yaşam tarzı, aşırı beslenme, hareketsiz yaşam ve ortamda kazanılmış endokrin bozucular dediğimiz hormon gibi etki gösteren maddeler obeziteye katkıda bulunuyor ” ifadelerini kullandı.

BESLENME SORUNLARININ SEBEPLERİ
Konuşmasında günümüzün beslenme sorunlarına da değinen İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlhan Satman, hazır işlenmiş gıdalara kolay erişim olması ve tavsiye edilenden fazla tüketilmesi (yağlı ve şekerli gıdalar), yüksek fruktozlu mısır şurubunun ve tatlandırıcıların gıdalarda ve içeceklerde kullanılmasındaki artış, kafeinli içecekler, büyüyen porsiyonlar, ev dışında yemek yeme alışkanlığının artması ve ayaküstü atıştırma, gıda sektörünün çocukları hedeflemesi, hastanelerin içinde bile yüksek kalorili yiyeceklerin satılması gibi faktörlerin beslenme sorunlarına yol açtığını dile getirdi. Hareket sorunlarına da değinen Satman, oturarak geçirilen zamanlardaki artışın, güvenli çevre endişesinin, bilgisayar, internet ve oyunlar sırasında geçirilen zamanın hareket sürelerini kısıtladığını kaydetti.

Bir yorum yazın