SAĞLIK-DER İzmir’e Sağlık Tarihi Kitabı ve Müze Kazandıracak

İzmir Valiliği himayesinde Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık-Der İzmir Şubesi Bilim Kurulu tarafından yürütülen projeyle, “İzmir Sağlık Tarihi Kitabı’nın Yazılması” ve İzmir Sağlık Tarihi Müzesi’nin kurulması hedefleniyor

İzmir Valiliği himayesinde Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık-Der İzmir Şubesi Bilim Kurulu tarafından yürütülen projeyle, “İzmir Sağlık Tarihi Kitabı’nın Yazılması” ve İzmir Sağlık Tarihi Müzesi’nin kurulması hedefleniyor.
Tarih boyunca pek çok açıdan önemli bir kent olan İzmir, sağlık açısından da önemli bir çekim merkezi. Bergama ve Balçova’daki Asklepion’lar, Çeşme ve Seferihisar’daki Kaplıcalar geçmişte olduğu gibi bugün de ilgi odağı olmaya devam ediyor. Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki sağlık kuruluşlarının tarihi ise 1851’de açılan Gurebayı Müslimin Hastanesi, Karantina Adası ve pek çok sağlık kuruluşunun yapılmasına kadar dayanıyor. Günümüzde sağlık turizminin ülke ekonomisi ve bilinirliği açısından büyük önem arz ettiğini ifade eden Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Mustafa Oktay Tarhan, İzmir’in sağlık tarihinin bilinmesinin son derece önemli bir konu olduğunu belirterek, “Bu konu genç kuşaklara aktaracağımız bilinç ve farkındalık açısından önemli. İzmir’in sağlık tarihinin bilinmesi, araştırılması ve bunların topluma kazandırılmasının sağlık turizmine getirisi yüksek bir katkı koyacağını düşünüyoruz” dedi.

SAĞLIK TARİHİ MÜZESİ
Proje kapsamında yapılan çalışmalar arasında ilk sırayı sağlık tarihi ile ilgili bir kitap yazılmasının aldığını söyleyen Tarhan, “Ayrıca İzmir Sağlık Tarihi Müzesi açılması için plan yapılması ve buna hazırlık için çeşitli sergiler yapılması ikincil hedeftir. Valiliğimizin himayesinde, Sağlık İl Müdürlüğü vasıtasıyla, İlçe Sağlık Yöneticilerinden ve Hastane Başhekimliklerinden o ilçeye ve hastaneye ait tarihi bilgilerin, İl Kültür Müdürlüğü vasıtasıyla yine il merkezi ve ilçelerden proje amacına uygun bilgi, verilerin toplanması projenin ilk aşamasıdır. Bu birinci aşamada Sağlık Derneği’nde sahadan ve yazılı kaynaklardan veri toplayacak” açıklamasını yaptı.
SON DERECE ÖNEMLİ
Projenin ikinci aşamasında toplanan bilgi ve verilerin yazılı hale getirileceği bilgisini paylaşan Tarhan, projenin üçüncü ve son basamağında ise İzmir Sağlık Tarihi Müzesi’nin açılmasının planlandığını söyledi. Tarhan, “Bu Sayın Valimizin müsaadesi ile yapılacak olan aşamadır. Bu aşamanın öncesinde çeşitli sergiler, sunumlar planlanabilir. Proje İzmir için son derece önemlidir çünkü tarih bilinci milletlerin olmazsa olmazıdır. Tarihe ne kadar derin bakabilirsek, o kadar uzağı görebiliriz.
İzmir’in de Sağlık tarihi bir o kadar derindir. Mesela, bugün Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi civarı, bir Asklepion, yani bir sağlık merkezidir. Bu bölgenin Osmanlı döneminde de kaplıca olarak kullanıldığı biliniyor” ifadelerini kullandı.

BİLİNÇLİ HİZMET
Tarhan, bölgenin tarihi kökleri ile bütünleşmiş bir bilinç ve farkındalıkla insanların hizmetine sunulmasının son derece önemli olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Dokuz Eylül Üniversitesi Sanat ve Sağlık Yerleşkesi’nden yetişen hekim, hemşire, fizyoterapist ve diğer sağlık çalışanlarının bu bilinçle yetişmesi ve bu bölgenin Osmanlı Döneminde bir tedavi merkezi olarak bilindiği ve kullanıldığını bilmesi önemlidir. Kuzey Avrupa ülkelerinin bile keşfettiği ilimizdeki Sağlık Turizminin nüvelerinin atıldığı bu bölge, bu bilinçle daha üst düzeyde ülkemize hem ekonomik, hem sağlık alanında değerler kazandırabilir.”

GUREBAYI MÜSLİMİN HASTANESİ
Bergama Asklepionu’nun dünya sağlık festivallerine ev sahipliği yapabilecek düzeyde bir merkez olduğunu açıklayan Tarhan, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinin kökü olan Gurebayı Müslimin Hastanesinin bugünleri anlamak için yazılmış yüzlerce cilt kitaptan daha önemli olduğunu söyledi. Tarhan, “İzmir Sağlık Tarihi Müzesi içinde Sayın Valimiz uygun bulur ve onaylarsa Gurebayı Müslimin Hastanesinin kurulduğu bina düşünüldü. Bilinirliliğin bu proje ile artırılması ve Sağlık Turizmine kazandırılması amaçlanmıştır” şeklinde konuştu.
SAĞLIK TURİZMİ
İzmir Sağlık Müzesi’ni oluşturabilecek pek çok tarihi belge, alet, cihaz ve dokümanın çeşitli hastanelerde bulunmakta olduğunu açıklayan Oktay, şunları söyledi: “Bu belge, doküman ve cihazların bir binada müze şeklinde toplanması, aslına uygun bir şekilde teşhir edilmesi şehrimizin tarihi mirası açısından önemlidir. Tek merkezde toplanan bu dokümanlar, cihazlarla bütün şeklinde İzmir tarihine bakmak da mümkün olabilecektir. Müze için tercihe edilebilecek yer, merkezi olması açısından şu anda Eski Kuzey Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği binası olabilir. Diğer bir alternatif yer Urla Devlet Hastanesi’nin eski binası ya da ada olabilir. Bu tercih turizm açısından önemlidir.”

Bir yorum yazın