İzmir Şehir Hastanesi’nde Prof. Dr. Yaprak Üstün ile vizyoner dönem

İzmir Şehir Hastanesi, Yaprak Üstün'ün vizyoner liderliği ve çığır açan başarılarıyla Türkiye'nin gururu olmaya devam ediyor.

Gündem Yayın: 16 Temmuz 2026 - Perşembe - Güncelleme: 16.07.2026 14:40:00
Editör -
Okuma Süresi: 16 dk.
Google News

18 Aralık 2025 tarihi itibarıyla İzmir Şehir Hastanesi Başhekimliği görevini devralan Prof. Dr. Yaprak Üstün, dinamik ve vizyoner yönetim anlayışıyla hastaneyi kısa şürede hem akademik hem de hizmet kalitesi anlamında yukarı taşımayı başardı.

Prof. Dr. Üstün’ün göreve gelmesiyle birlikte, hekimlerin bilimsel projelerine verilen kurumsal destekler artarken, hasta memnuniyetini odak noktasına alan dijital ve yenilikçi uygulamalar da hız kazandı. İzmir Şehir Hastanesi’nin son dönemde elde ettiği başarılar ve hayata geçirdiği projeler, bu başarılı yönetim stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koyuyor:

1. Yönetimde Hasta Odaklı Yaklaşım: QR Kodlu Bildirim Dönemi

Başhekim Prof. Dr. Yaprak Üstün liderliğinde, hastanedeki hizmet kalitesini en üst seviyede tutmak için teknolojik çözümler devreye alındı. Hastane genelinde temizlik hizmetlerinin daha etkin, hızlı ve sürdürülebilir kılınması amacıyla başlatılan QR Kodlu Bildirim Sistemi bunun en önemli adımlarından biri oldu.

Vatandaşların ve personelin görüşlerini doğrudan yönetime ulaştırmasını sağlayan bu sistemle, her geri bildirim anlık olarak ilgili birimlere iletiliyor ve çözüm süreçleri titizlikle takip ediliyor. Bu uygulama, hastanenin modern ve şeffaf yönetim anlayışının bir göstergesi olarak memnuniyetle karşılanıyor.

2. Sağlıkta Dijital Dönüşüm: Yeni Nesil Kemoterapi Yönetim Modülü

Hastanenin "Sağlıkta Dijital Dönüşüm" vizyonu kapsamında, hizmet kalitesini ve birimler arası koordinasyonu artırmak amacıyla "Yeni Nesil Kemoterapi Yönetim Modülü" devreye alındı. Tıbbi Onkoloji Bölüm İdari Sorumlusu Prof. Dr. Halil Taşkaynatan'ın süpervizörlüğünde, Uzm. Dr. Emir Gökhan Kahraman tarafından tamamen kurum içi imkânlarla tasarlanıp kodlanan bu sistem, T.C. Sağlık Bakanlığının dijital hastane standartlarıyla tam uyumlu bir yapı sunuyor.

Hasta konforunu ve operasyonel verimliliği merkeze alan modül sayesinde, randevular oluşturulduğunda ve ilaçlar hazırlandığında hastalara anlık SMS bilgilendirmesi yapılıyor. Bu sayede hastalar tedavi görecekleri salonu, yatağı ve saati önceden bilerek hastane içindeki bekleme sürelerini en aza indiriyor. Sisteme entegre görsel yatak yönetimi ve akıllı zamanlama algoritmaları, yeni bir fiziki alan artışına gerek kalmadan mevcut kapasitenin maksimum verimlilikle kullanılmasını sağlıyor.

Eczane ve kemoterapi ünitesi arasındaki iş akışını gerçek zamanlı izleyen uygulama, ilaç hazırlama süreçlerini hızlandırırken tam denetim sunuyor. Doktor, hemşire ve yöneticilere özel arayüzler üzerinden tüm operasyonel verilerin anlık analiz edilebildiği bu dijital çözüm, tedavi sürecini konforlu hale getirirken kurum işleyişini modernleştiriyor.

3. Akademik Gelişime Güçlü Destek: TÜSEB’den İki Büyük Projeye Onay

Prof. Dr. Üstün’ün bilimsel araştırmaları ve AR-GE çalışmalarını teşvik eden yönetim tarzı, hastane hekimlerinin ulusal düzeydeki başarılarında kendini gösterdi. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından düzenlenen TÜSEB 2026-A4-U A Grubu çağrılarına yapılan 2072 başvuru arasından sıyrılan iki vizyoner proje devlet desteği almaya hak kazandı:

Yapay Zekâ ile İnme Teşhisi: Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Onur Yiğitaslan’ın yürüttüğü “Beyin BT Görüntülerinde İnsan Gözünün Saptayamadığı Erken İskemik Enfarkt Bulgularının Difüzyon MRG Segmentasyonu Rehberliğinde Derin Öğrenme ile Tespiti” projesi, inme teşhisine yapay zekâ desteği getirerek tıp dünyasında fark yaratmaya hazırlanıyor.

Çocukluk Çağı Obezitesiyle Dijital Mücadele: Aile Hekimliği Kliniği’nden Uzm. Dr. Yasemin Özkaya’nın Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle hazırladıgı “Birinci Basamakta Aile Temelli Dijital Davranışsal Müdahale Programının Çocukluk Çağı Obezitesi Üzerine Etkisi” başlıklı çalışması, child sağlığı alanında yenilikçi bir dijital model sunuyor.

4. Ulusal ve Uluslararası Arenada Prestijli Ödüller

Hastanenin adını bilim dünyasında başarıyla duyuran hekimler, katıldıkları kongrelerden prestijli ödüllerle döndüler:

Başhekimin de Yer Aldığı Ekibe Birincilik Ödülü: Antalya’da düzenlenen 2. Kadın Sağlığı Dernekleri Federasyonu (KSDF) Kongresi’nde, İzmir Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Perinatoloji kliniklerinin ortak çalışması büyük bir gurur yaşattı. Dr. Niver Kehyeoğlu, Uzm. Dr. Hale Aktaş Ankara, Uzm. Dr. İlayda Gercik Arzık, Prof. Dr. Atalay Ekin, Prof. Dr. Yaşam Kemal Akpak ve bizzat Başhekim Prof. Dr. Yaprak Üstün’ün imzasını taşıyan “Fetal Megacystis Detected in Early Gestation: A Case Report” başlıklı çalışma, "En İyi Obstetrik Ultrasonografi Bildirileri" kategorisinde birinci seçildi. Başhekimin akademik çalışmalara aktif katılımı, hastanedeki bilimsel motivasyonu artıran önemli bir etken olarak öne çıkıyor.

İngiliz Tıp Akademisi (BJS) ve TÜSEB İnovasyon Ödülleri: 24. Ulusal Cerrahi Kongresi’nde Genel Cerrahi Kliniği hekimleri büyük başarılara imza attı. Prof. Dr. Kemal Erdinç Kamer, Doç. Dr. Cem Karaali, Doç. Dr. Murat Güner, Uzm. Dr. Gazi Abidin Alagöz, Dr. Mert Ercan ve Dr. Arda Suay tarafından hazırlanan, ChatGPT’nin cerrahi kararlardaki rolünü inceleyen çalışma, 1300 bildiri arasından sıyrılarak prestijli British Journal of Surgery (BJS) Özel Ödülü’nü kazandı ve uluslararası BJS Academy platformunda yayımlandı. Ayrıca Prof. Dr. Kemal Erdinç Kamer ve Dr. Alperen Oğraş’ın geliştirdiği “Laparoskopik Cerrahide Batın Girişini Algılayan Trokar Tasarımı”, TÜSEB TTO Sağlıkta İnovatif Fikir Yarışması’nda 1556 proje arasından mansiyon ödülüne layık görüldü.

İlk Sitopatoloji Yan Dal Kliniğine Ulusal Ödül: Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan ilk Sitopatoloji Yan Dal Kliniği olma unvanını taşıyan İzmir Şehir Hastanesi Sitopatoloji Kliniği, katıldığı uluslararası katılımlı 11. Ulusal Sitopatoloji Kongresi’nden ödülle döndü. Erken teşhis ve tedavi süreçlerine katkı sağlama amacıyla bilimsel çalışmalarını kesintisiz sürdüren klinik, elde ettiği bu akademik başarı ile hastanenin ulusal ve uluslararası alandaki bilimsel gücünü bir kez daha ortaya koydu.

5. Sağlık Hizmetinde Çeşitlilik: Kozmetoloji Ünitesi Hizmete Girdi

Prof. Dr. Yaprak Üstün’ün yönetiminde, modern tıbbın gereklerine uygun olarak branş çeşitliliği de artırıldı. Dermatoloji Kliniği bünyesinde faaliyete geçen Kozmetoloji Ünitesi, tamamen uzman hekim kontrolünde, güvenilir ve etik standartlarda hizmet vermeye başladı.

Ünitede; botoks, dolgu, mezoterapi, PRP, akne izi ve cilt yenileme gibi popüler estetik uygulamalar bilimsel yaklaşımlarla sunuluyor.

6. Anne ve Bebek Sağlığı İçin Kritik Adım: Tıbbi Farmakoloji Teratojenite Konsültasyon Birimi Hizmete Girdi

Gebelik, anne ve bebek sağlığı açısından kritik bir dönemdir ve bu süreçte kullanılan ilaçların son derece titizlikle seçilmesi gerekmektedir. Bazı ilaçlar belirli gebelik dönemlerinde güvenle kullanılabilirken, bazıları ise bebeğin gelişimi üzerinde olumsuz etkilere (teratojenik etki) yol açabilmektedir. Özellikle gebelik öncesinde uzun süreli/kronik tedavi gören kadınların mevcut tedavilerinin gözden geçirilerek gebelikle uyumlu hale getirilmesi hayati önem taşımaktadır.

Anne ve bebek sağlığında belirleyici rol oynayacak bu ihtiyaca yönelik olarak İzmir Şehir Hastanesi bünyesinde Tıbbi Farmakoloji Teratojenite Konsültasyon Birimi hizmete açılmıştır. Bu özel birimde; gebelik döneminde ilaç kullanımına ilişkin değerlendirmeler Perinatoloji ve Tıbbi Farmakoloji uzmanları tarafından güncel bilimsel veriler ışığında titizlikle yapılmaktadır. Anne adaylarının genel sağlık durumu, gebelik haftası ve kullanılan ilaçların olası etkileri bir arada değerlendirilerek, her hasta için en güvenli tedavi planı kişiye özel olarak oluşturulmaktadır.

7. Çocuk Kalp Sağlığında Çığır Açan Teknoloji: 4 Yaşındaki Selim Ali 3D Radyasyonsuz Ablasyonla Şifa Buldu

İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Aritmi ve Elektrofizyoloji Kliniği, minik yüreklere dokunmaya ve hayati teknolojileri çocuk hastalarla buluşturmaya devam ediyor. Henüz bir aylıkken ölümcül sonuçlar doğurabilen taşikardi (hızlı kalp atımı) tanısı konulan, farklı merkezlerde yoğun bakım süreçleri geçiren ve son dönemde ilaç tedavilerine yanıt vermeyerek kalp fonksiyonlarında düşüş başlayan dört yaşındaki Selim Ali için hastanemizde kritik bir operasyon kararı alındı.

9 Şubat'ta Prof. Dr. Cem Karadeniz, Doç. Dr. Kaan Yıldız ve uzman ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, çocuk hastalar için çok büyük riskler taşıyan radyasyondan tamamen kaçınıldı. Kasık bölgesinden girilerek oluşturulan özel bir manyetik alan ve bilgisayarlı yazılımlar aracılığıyla 3 Boyutlu Elektroanatomik Haritalama yöntemi kullanıldı. Kalbin detaylı ve üç boyutlu modeli üzerinde aritmiye neden olan odak nokta hatasız bir şekilde tespit edilerek başarıyla ortadan kaldırıldı (radyasyonsuz ablasyon).

Dünyada bu operasyonu en yüksek sayıda ve başarıyla uygulayan sayılı merkezler arasında yer alan Çocuk Aritmi ve Elektrofizyoloji Kliniğimiz; geçtiğimiz yıl yaklaşık 500, aylık ise ortalama 35-40 minik hastaya şifa dağıttı. Bu yenilikçi yöntemle sağlığına kavuşan kahramanımız Selim Ali, operasyonun ertesi günü taburcu edilerek sağlıklı bir şekilde rutin kontrollerine başladı.

8. Kalp Cerrahisinde Büyük Başarı: Hastanemizde İlk Kez Kapalı Yöntemle Baypas Ameliyatı Yapıldı

Hastanemizde özellikli cerrahi uygulamalara ve ileri tıp teknolojilerine bir yenisi daha eklenerek kalp cerrahisinde tarihi bir başarıya imza atıldı. Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğimizde, göğüs kafesi (iman tahtası kemiği) kesilmeden uygulanan "Kapalı Baypas" (Minimal İnvaziv Koroner Baypas) ameliyatı, hastane bünyesinde ilk kez başarıyla gerçekleştirildi.

İki damar tıkanıklığı şikayetiyle hastanemize başvuran 56 yaşındaki hastamız, Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nden Prof. Dr. Habib Çakır ve deneyimli uzman ekibi tarafından ameliyata alındı. Kaburgalar arasından yapılan, yalnızca 7-8 santimetrelik son derece küçük bir kesi ile tamamlanan bu özel ve konforlu operasyon sayesinde hastamız, işlemden sadece bir gün sonra ayağa kalkarak mobilize (aktif) oldu ve tedavi sürecini ağrısız, rahat bir şekilde tamamladı. İleri düzey teknolojik altyapımızla desteklenen bu cerrahi vizyon, kalp sağlığı alanında sunduğumuz nitelikli ve hasta odaklı hizmetlerin ne denli güçlü olduğunu bir kez daha kanıtladı.

9. Akciğer Hastalıklarında Cerrahiye Gerek Bırakmayan Teknoloji: EBUS Yöntemi Hizmete Girdi

Hastanemiz, göğüs hastalıklarının teşhis ve tedavisinde dünya standartlarındaki en modern teknolojileri bünyesine katmaya kesintisiz devam ediyor. Akciğer hastalıklarının ve göğüs boşluğunda yer alan lenf bezlerinin herhangi bir cerrahi işleme (ameliyata) gerek kalmadan detaylıca incelenmesine olanak sağlayan Endobronşiyal Ultrasonografi (EBUS) cihazı kliniğimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuştur.

Bu yenilikçi yöntem, geleneksel bronkoskopi tekniği ile yüksek çözünürlüklü ultrason teknolojisini tek bir potada birleştirmektedir. EBUS sayesinde hekimlerimiz, akciğer hava kanallarının iç duvarını izlemekle kalmayıp, kanalların dışındaki dokuları ve lenf bezlerini de milimetrik olarak görme imkanı elde etmektedir. Bu sayede, daha önce kesin teşhis için cerrahi olarak göğüs kafesinin açılmasını veya mediastinoskopi gibi ameliyatları gerektiren pek çok hassas durum, artık tamamen kapalı (girişimsel) bir yöntemle ve konforlu bir şekilde çözüme kavuşturulmaktadır.

10. Kadın Sağlığında Bütüncül ve Multidisipliner Yaklaşım: PCOS Polikliniği Hizmete Girdi

Kadınlarda yaygın olarak görülen hormonal bir sendrom olan Polikistik Over Sendromu (PCOS); adet düzensizliği, kilo artışı, insülin direnci, tüylenme artışı, akne ve gebelik zorlukları gibi çok çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirebilmektedir. Bu karmaşık sendromun tek bir merkezden, kapsamlı değerlendirilmesi ve düzenli takibi amacıyla hastanemizde özel PCOS Polikliniği hizmete açılmıştır.

PCOS tanısı kesinleşmiş olan hastalarımızın kabul edildiği bu özel poliklinikte süreçler tamamen multidisipliner bir anlayışla yürütülmektedir. Hastalarımızın tanı, tedavi ve klinik takipleri; Kadın Hastalıkları ve Doğum, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları ile Deri ve Zührevi Hastalıkları uzmanlarının yanı sıra diyetisyen, fizyoterapist ve psikologların da yer aldığı tam donanımlı ve yetkin bir ekip tarafından ortaklaşa gerçekleştirilmektedir. Hastalarımız, ilgili branş hekimleri tarafından doğrudan bu özel kliniğe yönlendirilebilmekte ve hekim ziyaretleri için randevularını MHRS üzerinden kolaylıkla planlayabilmektedir. Birimin temel hedefi, yalnızca tıbbi tedavi sunmak değil, aynı zamanda güncel yaklaşımlarla hastaların yaşam kalitesini artırmak ve bu sendromla başa çıkma konusunda gerekli sağlık eğitimini vermektir.

11. Gebe Okulu'nda Yeni Dönem: Hafta Sonu ve Eşli Eğitimler Başladı

İzmir Şehir Hastanesi, anne ve baba adaylarını doğuma ve bilinçli ebeveynliğe hazırlayan Gebe Okulu eğitimlerine çok önemli bir yenilik ekledi. Hafta içi katılım sağlamakta zorlanan çiftler için eğitimler artık hafta sonları ve eşli katılımla da gerçekleştiriliyor.

"Birlikte öğreniyor, birlikte hazırlanıyoruz!" yaklaşımıyla hayata geçirilen bu vizyoner uygulamanın ilk hafta sonu buluşması büyük bir heyecan ve katılımla tamamlandı. Gebelik, doğum ve lohusalık süreçlerinde eşlerin birbirine destek olmasının ve bilinçli bir hazırlık dönemi geçirmesinin büyük önem taşıdığı bu hassas süreçte, eğitimler sayesinde baba adaylarının da sürece aktif olarak katılımı ve donanımlı hale gelmesi sağlanıyor. Bebek heyecanı yaşayan çiftler, uzman eğiticiler eşliğinde doğuma ve bebek bakımına dair merak ettikleri tüm bilgileri uygulamalı olarak birlikte öğrenme fırsatı buluyor.

12. Güçlü Koordinasyon ve Sosyal İş Birlikleri

İzmir Şehir Hastanesi, dinamik sevk koordinasyonu ve kurumsal iş birlikleriyle de dikkat çekiyor:

Uçak Ambulansla Şefkat Eli: Van’dan ileri tetkik amacıyla sevk edilen 3,5 aylık konjenital ishal şüpheli bir bebek, Sağlık Bakanlığı uçak ambulansıyla hızlıca İzmir’e nakledildi. Başhekimliğin başarılı koordinasyonu sayesinde bebek zaman kaybetmeden uzman pediatri ekiplerince tedavi altına alındı.

Eğitimde Kurumsal Sinerji: İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, hastane bünyesindeki anaokulunu ziyaret etti. Başhekim Prof. Dr. Yaprak Üstün’ün ev sahipliği yaptığı bu ziyarette, hastane çalışanlarının çocuklarına sunulan eğitim imkânları yerinde değerlendirilerek kurumlar arası güçlü iş birliği adımları atıldı.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.